HIZLI ERİŞİM

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Etkinliklerine Katıldık


Rektörümüz Prof. Dr. Nurullah Okumuş ve AFSÜ personeli, 15 Temmuz darbe girişiminin üçüncü yıl dönümünde Afyonkarahisar Valiliğinin koordinasyonuyla düzenlenen etkinliklere katıldı.

Gündüz bölümü Saat 11.00’da başlayan ve gece 00.13’te tüm camilerde sela okunmasıyla sona eren 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü etkinliklerinde; Vali Mustafa Tutulmaz, İkmal ve Garnizon Komutanı Tuğg. Özdemir Şan, Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, Milletvekilleri Ali Özkaya, İbrahim Yurdunuseven, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Fatih Serdar Köken, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Hamza Çömez, İl Emniyet Müdürü Gürsel Yıldız, İl Genel Meclisi Başkanı Burhanettin Çoban, kurum amirleri, askeri erkân, şehit yakınları, gaziler ve çok sayıda vatandaş hazır bulundu.

Kocatepe Mezarlığındaki şehitliğin ziyareti ile başlayan programda, Kur’an-ı Kerim tilavet edildi, dualar okundu, şehit kabirlerine karanfiller bırakıldı. Ardından Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü tarafından Taş Medrese’de düzenlenen Esma’ül Hüsna Hat Sergisi’nin açılışına katılan protokol üyeleri, yetkililerden sergilenen eserlere ilişkin bilgi aldı.

İmaret Camiinde şehitlerimizin ruhlarına ithafen Mevlid-i Şerif okunması, ülkemizin ve milletimizin birliği ve beraberliği için dua edilmesinin ardından Afyonkarahisar Belediyesince hazırlanan pilavı vatandaşlara ikram eden protokol üyeleri, Afyonkarahisar Belediyesi ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Afyonkarahisar İl Müdürlüğü işbirliği ile Kent Meydanında düzenlenen 15 Temmuz temalı fotoğraf sergisini de ziyaret etti.

Afyonkarahisar Bisiklet İl Temsilciliğinin 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla gerçekleştireceği şehir turunun startını veren Vali Tutulmaz başkanlığındaki il protokolü, Gedik Ahmet Paşa İl Halk Kütüphanesinde 15 Temmuz darbe girişimi konulu kitapların yer aldığı sergiye de katıldı.

Afyonkarahisar Kent Meydanında Demokrasi Coşkusu

Rektörümüz Prof. Dr. Nurullah Okumuş, 15 Temmuz’un üçüncü yıl dönümü dolayısıyla Kent Meydanında düzenlenen programa katıldı. Programda Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Adem Aslan ve Prof. Dr. Ümit Dündar ile AFSÜ’nün akademik ve idari personeli de hazır bulundu.

Kent Meydanında, Afyonkarahisar Belediyesi Mehteran Takımı’nın gösterisi ile başlayan akşam programında, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kur’an- Kerim tilaveti gerçekleştirildi. 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili müzik, video ve belgesel gösterimlerinin yapıldığı program, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Atatürk Havalimanında halka hitabının izlenmesinden sonra protokol konuşmaları ile devam etti.

“Oyunu bozan kahraman milletimizle, şehitlerimizle ve gazilerimizle ne kadar övünsek azdır.” 

Kent Meydanında halka hitap eden Rektörümüz Prof. Dr. Nurullah Okumuş, AFSÜ camiası adına Afyonkarahisarlıları selamlayarak başladığı konuşmasında, FETÖ’nün gözü dönmüş canilerinin bu ülkenin silahlarıyla milletimize saldırma cüreti gösterdiğini söyledi.

Samimi yöneticilerimizin basireti ve Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı ile memleketin her yerinde meydanları dolduran kahraman milletimizin, bu hain saldırıya karşı bedenlerini siper ederek, ülkemizin birliğini ve bağımsızlığını korumayı başardığına dikkat çeken Prof. Dr. Okumuş, “15 Temmuz gecesi, FETÖ/PDY örgütü ve işbirlikçilerinin oyunu karşısında kararlı bir aktör olarak sahne alan ve oyunu bozan kahraman milletimizle, şehitlerimizle ve gazilerimizle ne kadar övünsek azdır.” diye konuştu.

Prof. Dr. Okumuş konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu ülke 15 Temmuz’un anlamını hiçbir zaman unutmayacak. O gece ve sonrasında yazılan destan, ebediyete kadar hatırlanmaya devam edecektir. Fakat şunu unutmamalıyız ki bu cennet vatanımızın her daim düşmanları olmaya devam edecektir. Bugün FETÖ/PDY bu rolü üstlendiyse yarın güzel ülkemize göz diken başka iç ve dış hainler türeyecektir. Üstümüze düşen, hayatın her alanında dünyanın en iyisi olmak için elimizden gelenden fazlasını yapmaktır. Akademik anlamda dünyanın en iyi bilim adamlarını yetiştirmeliyiz. Dünyanın en iyi mühendislerini, dünyanın en iyi hekimlerini bu ülkede yetiştirmeliyiz. Dünyanın en iyi askerleri bu ülkenin askerleri olmalı. Ancak her şeyden önce vatanını, milletini, bayrağını seven, ülkesine hainlik yapmayacak insanlar yetiştirmeliyiz. Şehadet şerbetini gözü kapalı içecek vatanperverler yetiştirmeliyiz.

Yaratanımıza şükürler olsun ki aramızdan hainler çıksa da 15 Temmuz gecesi vatanı için, bayrağı için, devleti için şehadet şerbetini gözü kapalı içmeye hazır vatandaşlarımızın daha fazla olduğunu; hem de binlerce hem de milyonlarca olduğunu gördük. İçimizden şehitlik şerbetini içme mutluluğuna erenler de oldu. Onlara gıpta ile bakıyor ve rahmetle yâd ediyoruz. Şehadet şerbetini içmeye giden ama gazi olarak dönenlerimiz de oldu onlara da minnettarız. O gece sokakları dolduran, hainlere bedenlerini kalkan eden sizlere de şükranlarımızı sunuyoruz.

“Vatanımız için canımızı her an feda etmeye hazır olursak, değil terör örgütleri tüm dünya aynı anda üstümüze gelse bize zarar veremez.”

Bizler birbirimize kenetlenip devletimizin gözü kulağı olursak, Çanakkale’de, Sakarya’da, Kocatepe’de, 15 Temmuz’da, tüm yurt sathında olduğu gibi vatanımız için canımızı her an feda etmeye hazır olursak, değil terör örgütleri tüm dünya aynı anda üstümüze gelse bize zarar veremez. Bu söylediğim ülküler ve milletimizin çıkarları doğrultusunda elimden gelen her şeyi yapacağıma şahsım adına söz veriyorum. Yetiştirdiğimiz her öğrencimizin demokrasi için, vatanı için, bayrağı için, devleti için var olduğunu; bu değerler olmadığında malın, mülkün, mevkiinin, mesleğin hiçbir öneminin olmadığını öğretmek ve özümsetmek için tüm varlığımızla çalışacağımıza söz veriyorum.

Sözlerime son vermeden önce kısa bir anekdot paylaşmak istiyorum. Fırsatçılık genelde kötü bir şey olarak bilinir ama fırsatçılığın da iyi yönleri olduğunu, ben 15 Temmuz’dan sonra öğrendim. O dönemde Sağlık Bakanlığında genel müdür olarak çalışıyordum. Bakanlığın özel kaleminde çalışan bir kardeşimiz, o gece çocuğuyla birlikte Kızılay’a doğru kaldırımda giderlerken bir uçak mermisi yanlarında patlıyor. Dizinden kalçasına kadar yaklaşık 50 kadar şarapnel parçası isabet ediyor o kardeşimize. Bunların bir kısmını çıkartıyorlar ama bir kısmı da vücudunda kalıyor. Hâlâ o şarapnel parçalarıyla birlikte yaşıyor o arkadaş. Yaralandıktan sonra arkadaşla hastanede konuşurken dedi ki ‘Hocam biz neden başarılı olduk biliyor musun? O gece genciyle yaşlısıyla meydanlarda olan herkes belki başka bir zaman ellerine geçmeyecek bir fırsatı kullanmak için oradaydı. Şehitlik mertebesine erişmek için o kalkışmayı fırsat bildi o insanlar. Bana da fırsat doğdu ama ben fırsatı kaçırdım. Buna çok üzüldüm.’

“Bu milleti ezemezler, bu devleti yıkamazlar, bu vatanı bölemezler, bu bayrağı indiremezler.”

Hain bir kalkışmayı bile şehitlik mertebesine ulaşmak için fırsat gören bir milletiz biz. Kara toprağa düşme ihtimali olmasına karşın evladını davul zurnayla askere gönderen, düğün yapar gibi askere gönderen bir milletin evladıyız biz. Bu milleti ezemezler, bu devleti yıkamazlar, bu vatanı bölemezler, bu bayrağı indiremezler. Allah milletine hizmet eden, devletini canından değerli sayan herkesi korusun. Demokrasiye sahip çıkan herkese ve bütün Afyonkarahisarlılara bu vesileyle tekrar şükranlarımı sunuyorum. Sağ olun var olun…”

Protokol konuşmalarının ardından AKÜ Devlet Konservatuvarının düzenlendiği konserin ve saatler 00.13’ü göstermesi ile tüm camilerden eş zamanlı olarak sela okunmasıyla devam eden program, İl Müftüsü Şükrü Kabukçu’nun duası ile sona erdi.


Eklenme Tarihi: 16 Temmuz 2019